Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

ŞİİR SAYFAM

Yazılar

DOKTORDU CHE

Onu çocuklara bakarken gördünüz mü hiç.
 Nasıl bir sevinç vardı gözlerinde.  
Nasıl bir tutku.  
Nasıl bir çareyi bilip de… 
Onu çocuklara bakarken gördünüz mü hiç.  
Neden kalmadı Küba’da, neden bilir misiniz yerleşmedi. 
Çocuklar ölüyordu ilerde. 
Çocuklar açtı. 
Çocuklar…  
İşte. 
Gözlerinde umut ve öfke, sürdü motosikletini, sürdü yaşamını sarpa. 
 Yol boyu çocuklar onu bekliyordu.  
Çantasında ilaç, çantasında şeker ve devrim ellerinde… 
Sonra çocuklar…  
Sonra çocuk gülüşleri kanadı göğsünde. 
Bir doktordu o...  
Çocuklar And dağlarının tepelerinde onu selamlarlar. 
 O hep ordadır: Çantasında ilaç ve şeker, ellerinde devrim…
 Ve göğsünde kanayan çocuk gülüşleriyle.   

İSTANBUL

sisler şairine ithaf edilmiştir.

Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünürüm İstanbul
Binbir direkli Halicinde akşam
Adalarında bahar
Süleymaniyende güneş
Hey sen güzelsin kavgamızın şehri

Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Bakışlarımda akşam karanlığın
Kulaklarımda sesin İstanbul

Ve uzaklardan
Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

Plajlarında karaborsacılar
Yağlı gövdelerini kuma sermiştir.
Kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında
Balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın
Meyvesini birlikte devşirirler
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

Et tereyağı şeker
Padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde
Yumurta masalıyla büyütülür çocukların
Hürriyet yok
Ekmek yok
Hak yok
Kolların ardından bağlandı
Kesildi yolbaşların
Haramilerin gayrısına yaşamak yok

Almış dizginleri eline
Bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası
Onların kemik yalayan dostları
Onların sazı cazı villası doktoru dişçisi
Ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel
Ve sen
Ve sen haktan bahseden Ortaköyün Cibalinin işçisi
Seni öldürürler
Seni sürerler
Buhranlar senin sırtından geçiştirilir
İpek şiltelerin istakozların
ve ahmak selameti için
Hakkında idam hükümleri verilir

Haktan bahseden namuslu insanları
Yağmurlu bir mart akşamı topladılar
Karanlık mahzenlerinde şehrin
Cellatlara gün doğdu
Kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır
Bir kalem yazın vardır
Dudaklarını yakan bir çift sözün vardır
Söylenmez

Haramiler kesmiş sokak başlarını
Polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi
Haramilerin elinde
Ve mahzenlerinde insanlar bekler
Gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer
Bebeklerin hasreti içlerinde gömülü
Can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bulutların ardında damla damla sesler
Gülen çehreleri ve cesaretleriyle
Arkadaşlar çıktı karşıma
Dindi şakalarımın ağrısı

Bir kadın yoldaş tanırdım
Bir kardeş karısı
Hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları
Ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi
Cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında
Gebeliğin dokuzuncu ayında
Aç kurtların varoşlara saldırdığı
Tipili bir gece yarısı
Sırtında çok uzak bir köyden indirdi
Otuzbeş kiloluk sırrımızı
Zafer kanlı zafer kıpkırmızı

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bekle bizi
Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle
Parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla
Mavi denizlerine yaslanmış
Beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle
Ve bir kuruşa Yenihayat satan
Tophanenin karanlık sokaklarında
Koyunkoyuna yatan
Kirli çocuklarınla bekle bizi
Bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi
Bekle dinamiti tarihin
Bekle yumruklarımız
Haramilerin saltanıtını yıksın
Bekle o günler gelsin İstanbul bekle

SEVGİLİ YAKINLIĞI

Seni hatırlarım sulara günün 	
Şavkı vurunca;Seni hatırlarım, dalgalara ay 	
Renkler verince. 
Seni görür gözüm uzak yollarda 
Tozlar kalkarken;Derin gecelerde, dağ yollarında 	
Yolcu titrerken. Seni işitirim, boğuk seslerle 	
Su yükselince;Kırlarda sükûtu dinlerim gece 	
Her şey susunca;  Uzakta da olsan, ben yanındayım, Sen yanımdasın.  
Gün söner,yıldız ışır gökte, ah! 	
Burda olsaydın. 


Çeviri: Selâhattin BATU

DÖRT AŞK ŞARKISI

1.
Senden ayrıldığımda
O güzel günün sonunda
Açılınca gözlerim
Ne çok sevinçli insan varmış dedim.

İşte o akşamdan sonra
Sen bilirsin ya
Daha güzel dudaklarım
Çekirge gibi çevik bacaklarım

Ben böyle olalı beri
Daha yeşil ağaç, fidan ve tarla
Daha bir güzel suyun serinliği
Başımdan aşağı boşaltınca

2.
Beni sevindirdiğinde
Bazen düşünürüm:
Şimdi ölüversem
Mutlu kalırım
Sonsuza kadar.

Sonra yaşlanıp
Beni düşündüğünde
Tıpkı bugünkü gibi görünürüm sana
Bir sevdiceğin olur
Henüz gencecik.

3.
Küçücük dalda yedi gül
Altısını rüzgar alır
Ama biri kalır
Bulayım diye onu

Yedi kez çağıracağım seni
Altısında gelme
Ama söz ve yedincisine
Tek sözümle gel.

4.
Bir dal verdi bana sevgili
Üzerinde sarı yapraklarda

Yıl dediğin geçer gider
Aşk ise hep yeni başlar.

Çeviren:Turgay Fişekçi

GENE GELECEĞİZ

Gene geleceğiz karşılaşmanın yollarında. 
Bir bülbül kulağıma fısıldadı: 
Gene geleceğiz. 
Bülbüller oralarda yaşarlar henüz. 
Şakırlar yazılarımızda. 
Gene geleceğiz gölgeleri arasında özlemin, 
yadırgamanın mezarlarında bizim yerimiz de var, bu kesin. 
Yorulma gönül, dönüşün yollarında çökme sakın. 
Gene geleceğiz, gene.
 
Çevirenler:A.Kadir/Süleyman Salom